OKURDAN GELENLER

30.08.2010

Öncelikle ben 21 yaşında ancak daha yeni yeni kitap okumayı iş edinmeye başlamış biriyim. Yaşadığım olumsuzluklar yüzünden özgüvenimi yitirmek üzereyken bu kitabı elime aldım. Şimdi iyi ki diyorum iyi ki bu kitabı okumaya karar vermişim. Bu kitabı hızlı okumak istemiyorum. Çünkü onu çok sevdim. Bitirdiğim de tekrar yazarım. Düşüncelerimin daha da olumlu olacağına inanıyorum. Şimdi bu yazının sizin tarafınızdan okunup okunmayacağını bilemiyorum. Ancak ellerinize, yüreğinize sağlık…

Semra Uzun

*  *  *

05.11.2009

Konu: Ödünç aldım okudum….

Kemal KARAOK abimin tavsiyesi üzerine kendisinden

3 günlüğüne ödünç alarak, 4 günde okumayı başardım.

Kitaptan notlarımı aldım.

Anlatım süper.

Biyografiler kitabın hediyesi gibi olmuş.

Soru; Şu hayvanlar okulu bölümünü, bizim milli eğitim sistemimizi

hazırlayan vatandaşlarımıza nasıl ulaştırabiliriz?

Teşekkürler.

Ümit Bostancı

Bartın Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü

 

*  *  *

 

25.11.2008

Konu: Şelale Altında Durmak

Sayın Ahmet Çağan,
Kişisel gelişim üzerine, daha önce de birçok kitap okumuştum. Bırakın kendini tanıyıp geliştirmeyi, bir çoğunu, sonunu bile getiremeden sıkılıp, elimden bıraktığım oldu. Herkesin bildiği ya da bildiğini sandığı konulara getirdiğiniz farklı bakış açılarıyla, düşündüren öyküleriyle, etkileyici ve derin anlamlar içeren özlü sözleriyle, son derece keyifli bir kitap olmuş. Düşündürürken, gülümsetebilen nadir kitaplardan. Zaman zaman önemsemediğimiz, hayatın akışına bıraktığımız olayların, aslında İNSANCA YAŞAYABİLMEK için, ne kadar önem taşıdığını göstererek, biz okuyucularınıza farkındalık kazandırmanız ve bunu yaparken de, sade ve akıcı bir dil kullanmanız beni etkiledi. Özellikle gençlerin sıkılmadan okuyabileceği ve hayata dair her alanda tiyolar alabileceği güzel bir kitap. Ağzı olan konuşuyor hesabı, eli kalem tutan herkesin kitap yazdığı bir dönemde, “şelale altında durmak” umarım hedeflediğiniz kitlelere ulaşmıştır. Ve yine umuyorum ki, devamı gelir. Kaleminize ve yüreğinize sağlık.

AYŞEGÜL BANU ŞAHİN

 

*  *  *

 

18.09.2008

Konu: Kitabınız hakkında

Sevgili Ahmet Çağan,

Gecenin 2’sinde herkes uyurken, evin içinde kahkahaları çınlayan bir kadın varmış, iste o benim :) Sayenizde…

Kitabınızla 2 gün önce tanıştım, sadece gece geç saatlerde okuma fırsatım olduğu için, gün içerisinde “belki fırsatım olur da okurum” diye çantamda taşıdığım kitabinizi, işi gücü boş verip okuyamıyorum ve eve gitmeyi beklemek zorunda kalıyorum diye hayıflanıp duruyorum.

Kitabiniz hakkında çok fazla sayıda ve çok farklı insanlardan haklı övgüler aldığınızdan eminim. Anlatım tarzınızdan, değindiğiniz noktalara kadar övgüye layık o kadar çok şey var ki, kitabinizi hakikaten bir başucu kitabı yapıyor. Bana “işte bu!” ya da “işte benim yanlışım/eksiğim burada” vs vs dedirten bölümleri burada tek tek sıralayıp, değerli vaktinizi çalmayı ya da tahminimce “yaa Ahmet Bey, ben şu konuda ne yapmalıyım?” şeklinde sorularla karşınıza çıkan onlarca kişi gibi, kitabı yazdığınıza sizi pişman etmeyi, elbet düşünmüyorum. :)

Kitabın bitmesine sadece birkaç sayfa kaldı ve ben şimdiden biteceği için üzülüyorum. İnternette yaptığım araştırma sonucunda bugüne dek sadece bu kitabı yayınladığınızı gördüm. Dilerim, bizlere yol gösterecek, bize kendimizi daha iyi tanımakta yardımcı olacak daha birçok eserinizle tanışma sansımız olur.

Böylesi genç bir yaşta kendinizi bu kadar iyi yetiştirdiğiniz, dünya görüşünüzü bu denli geliştirdiğiniz için sizi tebrik eder, yaşamı yaşam yapan şeyleri de bize böylesi güzel bir anlatımla hatırlattığınız için teşekkür ederim.

Sevgi ve saygılarımla,

Esra Özdemir

 

*  *  *

 

02.09.2008

Konu: mail beklediğinizi belirtmişsiniz bende yazıyorum… :))

Ahmet Bey Merhaba

Herhalde böyle başlayan bir sürü mail almışsınızdır. Bende bu şekilde başlamayı uygun gördüm. Çünkü karşımda olsanız da ilk söylemek istediğim herhalde “Merhaba” olurdu. Kitabınızı okuyarak sizinle tanıştığımı düşünüyorum.

Kitapla ilgili söylemek istediğim çok şey var. Ama o kadar sabırsızlandım ki; kitabı bitirmeden yazmayı uygun gördüm. Umarım bu mailleri siz okuyorsunuzdur. Ön elemeden sonra size geliyor ise belki benim ki bu elemeden geçemeyebilir :) (kitabi halen bitiremediğim için )

Öncelikle yalın diliniz ve içine serpiştirdiğiniz minik esprileriniz insanı her zaman uyanık tutuyor. Sadece yatarak okunmamasını tavsiye edebilirim. O zaman biraz uyku getiriyor. (deneme ile sınanmıştır.)

Şimdi içeriğine dönecek olursam özellikle “Hayat Platosu” konusu çok çok güzeldi benim için. Gerçekten çok güzel bir şey keşfetmişsiniz. Şimdiye kadar onca kitapta buna benzer bir şeye şahit olmamıştım. Bu gerçekten çok iyi bir gözlemci olduğunuzu gösteriyor. Bu konuyu detaylandırmanızı isterdim.

Sonra kitap okumanın hobi değil bir iş olduğundan bahsetmişsiniz. Ne kadar doğru ne kadar hoş bir yorum. Buna benzer bir konu benim tarafımdan da yaşandı. Uluslararası bir şirkette ki İK yöneticisi ile iş görüşmesi yapıyorum. Adam bana soruyor işte “boş zamanlarınızda ne yaparsınız diye” bende ” puzzle yaparım, internette bir şeylerle ilgilenirim vs” dedim. Adam da bana “eee kitap okumaz mısınız?” hayır dedim  “Kitabı boş zamanımda değil, özellikle onun için vakit ayırarak okurum” ve adam şaşırdı. Bunu ben bu şekilde ifade ederken sizinde bu şekilde düşündüğünüzü bilmek çok çok hoş.

İnsanlar maalesef kitap okuyor ama şey gibi. moda gibi. Bakın kitap marketlerinde sadece en cok satanlar bölümünden kitap alıp okuyor insanlar. Sanki Mango dan tişört alıyorlar. Hiç hedefleri ve beklentileri yok ne modaysa onu okuyorlar bu da bana oldukça sığ geliyor.

Bu sebepler kafalarda hep aynı düşünüyor ve aynı yorumluyorlar her şeyi. Ben bazı arkadaş toplantılarında farklı bir yorum yapınca hiç aklımıza gelmemişti diyorlar. eee normal çünkü herkesin okuduğunu okuyup öyle yorumluyorsun…

Kısacası sizinle tanışmış olmaktan dolayı oldukça memnunum. Tanıştığımıza sevindim. Kitabınız çok güzel, ben çevreme okutmaya başlayacağım… siz merak etmeyin… :)

Sevgilerimle

Yasemin Karaaslan

 

*  *  *

 

19/7/2008

hayat güzeldir

bu kitabı okurken sanki yazarla sohbet ettiğimi düşünmüştüm :)
çok çok güzel bayıldım, özellikle gençlerin okumasını tavsiye ederim, kendilerine yol çizerken yardımcı olacaktır.
tekrar tekrar okunabilecek başucu kitaplarından biri..

 

*  *  *

 

19 Ocak 2008 Cuma – İstanbul / Türkiye

Şimdiye kadar okuduğum kişisel gelişim kitaplarından çok farklı.. İnanılmaz güzel, akıcı ve eğlendirici. :) Çok yönlü harika bir kitap… Kitabı elime alıp her okuyuşumda Ahmet Çağan’ı tebrik etmek istiyorum… Çok güzel bir kitap.. Herkese tavsiye ediyorum…

Derya Hasdemir

 

*  *  *

 

03.12.2007

Konu: İyi günler Ahmet Bey

Mardin Kızıltepe Komando Taburunda görevli bir personelim. Malumunuz sınır ötesi operasyonu sebebi ile şu an Şırnak sınırında bulunmaktayız. Kitabınızı okudum ve kitabınızda zaman mefhumunun önemini daha iyi kavradım. Tabura döndüğümüzde tabur personeline sunum yapmak istediğimi tabur komutanımıza teklif ettim ve kabul etti. Bu sebeple detaylı bir özete ihtiyacım var. Eğer zamanınız olursa sizden bu konuyla ilgili yardım bekliyorum. En kısa zamanda özeti göndermenizi rica ediyorum. İsmim Ömer Biçen (Uzm.J.Çvş). Saygılar

 

*  *  *

 

15.09.2007

Konu: Selam

İyi çalışmalar böyle bir kitap yazdığınız için öncelikle teşekkür ederim. Yazım tarzınız ve üslubunuz çok faklı, baya güzel bi eser meydana gelmiş. Ayrıca kullandığınız hikayeler de çok anlamlı. Eğer varsa başka bu şekilde hikayeleriniz varsa ve paylaşabilirseniz inanın çok mutlu olurum. İyi günler…

Erhan Duru

 

*  *  *

 

21.03.2007

Konu: Kitap hakkında

Merhaba Ahmet Bey,
Kitabınızı Bursa Kitap Fuarı’ndan aldım. Dolaşırken ilk gözüme çarpan ve ilk aldığım kitaptı. Bir kitap bu kadar güzel mi yazılır?  Arada kattığınız esperilere çok güldüm. Ev halkı halimi şüpheli görse de, sorun olmadı. Bir solukta okudum. Hiç bitsin istemedim. Çok güzel bir anlatım. Tebrik ediyorum.

Esra Büyük

 

*  *  *

 

01.03.2007

Konu: Sevgili Ahmet Çağan

Merhaba sayın Ahmet ÇAĞAN; Ben 1987 İstanbul doğumluyum. Şuan Maltepe üniversitesi meslek yüksek okulunda 2. sınıf öğrencisi olarak okumaktayım, muhasebe bölümündeyim. Adım Yağmur YILDIRIM. İlk defa sizin bir kitabınızı okudum Şelale Altında Durmak Adlı kitabınız ve gerçekten inanılmaz derecede süper bir kitap yazmışsınız. Bu güne kadar bir çok romanlar okudum hikaye tarzında ama son zamanlarda hep farklı bir kitap arayışı içine girmiştim okuduğumda beni olumlu yönde etkileyecek, gelecekteki yaşam planlarıma katkı sağlayacak yani hayata karşı bakış açımı daha kolaylaştırıp, kendime olan güvenimi daha da kazanmamı sağlayan vs. kitap arıyordum ama bir türlü bulamamıştım. Bir arkadaşımın arabasında bir kitap fark ettim ve elime aldığım kitap sizin kitabınızdı en arka kapaktaki okuyucu yorumlarını gördüğümde işte aradığım kitap bu dedim ve okumaya başladığımda her sayfada, anlatılan her konuda ayrı bir düşüncelere daldım ve gerçekten gelecekteki iş yaşamımda ve yada yaşadığım her şeyde nasıl adım atmam ve nasıl davranmam gerektiğini bir kez daha öğrenim sizin sayenizde ve her okuduğum cümlede ayrı bir tecrübe bulup, ayrı bir anlam çıkarıp, hayattaki küçük noktaların inceliklerini daha iyi anladım. Kısacası bu kitap beni okumaya(okul anlamında) ve kendi ayaklarım üzerinde durmaya, hırsla çalışıp yüksek mevkilere gelme konusunda daha azimli olmamı sağladı ve hep çalışma coşkusu doldu içim. Cümlemin sonlarına gelirken böyle bir kitap yazdığınız ve bize büyük katkıda bulunduğunuz için çok teşekkür eder başarılarınızın devamını dilerim. Umarım yazım size ulaşır inanın karşımdaymışsınız gibi yazarken bile heyecanlandım. Sadece yazımı aldığınıza dair küçük bir notla bana cevap atarsanız çok sevinirim:)saygılarımla…

Yağmur Yıldırım

 

*  *  *

 

02.01.2007

Konu: Merhaba Ahmet Çağan

merhaba

kitabınızı okudum ve sormak istediğim bir  sorum olacak..

145.sayfadaki karikatür ve altında yazmış olduğunuz ”Öyle yada böyle, yeşil ve doğa insanı rahatlatır..” açıklama neyi anlatıyor.. Ben anlam veremedim.. belki de vermek istediğiniz mesajı göremedim..

Kişisel gelişim üzerine bir çok kitap okudum.. ve sizin yazmış olduğunuz kitabı çok akıcı buldum.. anlatımı çok iyi.. ve okurken sıkmıyor.. normalde daha uzun okurum ama sizin kitabınızı 2 gün gibi bir sürede okudum..

Teşekkürler.. saygılarım ve selamlarımla…

Ayşegül

*  *  *

 

 

14.12.2006

Saygıdeğer Ahmet bey;

Şu an gözlerim kapanıyor ve sadece kitabınızın 121nci sayfasına ulaşabildim. Ama öyle yoğun bir gün geçirdim ki okumaya devam edemeyeceğim ancak; bir çırpıda okunası kitabı bitirememenin size ve aynı zamanda kendime saygısızlık olacağını düşünüyorum….. Çünkü benim içimden geçenleri öyle güzel kaleme almışsınız ki  size bir teşekkür etmeden yatmak istemedim….. Kitabınızı bitirdiğimde de görüşmek dileğiyle…….

Ozan MUTAF

 

*  *  *

 

01.10.2006

Sayın Ahmet Çağan,

Ben Seda Özgül isimli bir vatandaşım. “Şelale Altında Durmak” adlı kitabınızı okudum. Aslında bu kitabın en başta dikkatimi çekme nedeni ismiydi. Daha sonra sayfaları şöyle bir karıştırırken, “Varoluş nedeninizi biliyor musunuz?” başlıklı sayfa karşıma çıktı. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden yeni mezun oldum ve şu an Ege Üniversitesi’nde master eğitimime başlayacağım. Hani çoğu kişinin dediği gibi, üniversiteyi bitirdikten sonra boşluğa düşme hissi bende de oldu. Tam da bu duyular içindeyken sizin başlık olarak kullandığınız cümleyi de gördükten sonra bu kitabı almam gerektiğini düşündüm. Kitabınız gerçekten hayat için faydalı olabilecek bilgileri fazlaca içeriyor, başarı öyküleri insanın daha da cesaretlenmesine yol açıyor. Konuların güzelliğiyle birlikte anlatımınızın çok doğal olması, insanın hiç sıkılmadan okuyabileceği bir kitap oluşturmuş bence. Ama bir kötü yanı var ki kitabınızı otobüste okumak istemiyorum mesela, kendi kendine gülen biri gibi gözükmemek için. J

Bu kitabınızda ileride kişisel gelişimin hakim olduğu eserlerinizin çıkacağı müjdesini vermişsiniz. Gerçekten dört gözle bekliyorum.

Saygılarımla…

Seda Özgül

 

*  *  *

 

24.09.2006

Konu: Merhaba

Sayın Ahmet Çağan böylesine güzel bir kitap yazıp bizleri aydınlattığınız için size teşekkürü bir borç biliyorum. Bende Çukurova Üniversitesi İşletme Bölümü öğrencisiyim kitabınızı alırken benimle aynı bölümü okumuş olmanız ve genç yaşınız dikkatimi çekmişti şimdi iyi ki alıp okumuşum diyorum kendimi yeteneklerimi geliştirilebilir özelliklerimi keşfetmemi ve gelişimime katkıda bulunduğunuzu belirtmek isterim özelliklede emekli sandığı anınız ile zamanımızın ne kadar değerli olduğunu bizlere hatırlattığınız için çalışmaları ile yüzlerce yıldır insanlığı aydınlatmış olan filozofların biyografilerini bizlere anlatmış olduğunuz ve tarihi bilmemizin gerekliliğini bizlere hatırlattığınız için ayrıca teşekkür eder başarılarınızın devamını dilerim. Bir sonraki kitabınız piyasaya çıkarsa lütfen mail atarak bizlere haber edin hoşça kalın.

Burak

 

*  *  *

11.09.2006

Konu: Bu kitap bir harikaaa :)  

Ahmet bey merhaba,

Öncelikle bu kadar güzel bir kitabı dükkanın da dikkatimi çekebilecek bir yere koyan Kadıköy Epsilon kitap evine teşekkür etmeliyim. Daha sonra da sizin gibi birinin varolduğunu öğrenmekte  geç kaldığım için kendime kızmalıyım. J

Kitap gerçekten muhteşemdi ve su gibi aktı yazılar gözümden. Anlatım diliniz eğlenceli ve anlaşılır. Ayrıca kitabın başında vermiş olduğunuz kişilik testini ben daha önce yapmıştım. Tekrar görmek hoşuma gitti. J

Biz okurları bilgi ve tecrübelerinizden mahrum bırakmadığınız için teşekkürler.

Ellerinize sağlık….

Sevgiler,

Merve Efe

*  *  *

 

 

15.09.2006

Konu: Merhaba

Merhaba Ahmet Bey,

Eminim tebrik ve övgü mesajlarına artık doymuşsunuzdur. Ama ne yapalım ben de içimden gelenleri yazmak istedim bu kitap hakkında.

Ben 51 yaşında emekli bankacı bir bayanım. 5 yaşımda, Erenköy’de bir köşkün bir bölümünde kirada oturan, anne babası arasında belki de fakirlik yüzünden geçimsizlik olan biri olarak sadece  ısınmak amacıyla ilkokula başlatıldım. Erenköy İlkokulu… Özel arabalarla okula gelen zengin aile çocukları ile ayni sınıftaydım. İyi besleniyorlardı, mutluydular, gelecek kaygıları yoktu… Üstelik onlar benden 1 yaş ta büyüktüler. Benim ezikliğimi hayal edin şimdi… Hiçbiri benimle konuşmuyor, kazara göz göze gelsek bana dil çıkarıyorlardı.. Kimi Reşat Nuri Güntekin’in akrabası kimi bir armatörün.. Zaten daha sonra onların evlilik haberlerini de mecmuaların sosyete sayfalarında görmüştüm. Neyse ben bu ortamda düşündüm. Ben onlardan zengin olamazdım çünkü bu benim elimde olan bir şey değildi, üstelik annem ve babam boşanmak üzereydi (1 yıl sonra da boşandılar zaten), daha güzel olamazdım çünkü fakirlik ve anlaşmazlıklar arasında 8 aylık 1900 gr. olarak dünyaya gelmiştim ve hemen her hafta sonunu Haydarpaşa Numune Hastanesinde geçiriyordum. Ama sonunda buldum!… Ben onları ancak başarımla geçebilirdim. Bu karardan sonra film kopuyor. Kendimi okuma bayramında buluyorum. Sevgili öğretmenim Behice Kayal’ın  (vefat ettiyse Allah’tan rahmet diliyorum) sahnede kısa bir konuşma yapıp “şimdi ilk önce okumayı söken çocuğumu getireceğim sahneye, üstelik o hepsinden 1 yaş küçük” diyerek sahne arkasından gelip beni elimden tutarak sahneye çıkardığını ve izleyiciler arasında bulunan annemin hıçkırıklarla ağladığını hatırlıyorum. Annemin çok sevindiği için ağladığını düşünmüştüm. Ama o daha sonra bana “biz O’na hiç yardım edemedik, oldukça uzun bir mesafeyi yürüyerek okula karda kışta gidip geldi ama bak hepsinden önce okumuş” diye hafif vicdan azabı çekerek sevindiğini söyledi….

Kitabınızı okurken, “Allah Allah ben kitap mı okuyorum yoksa sesli mi düşünüyorum?” şeklinde düşündüm. İnanın bazen güldüm, bazen benzerliklerden hayrete düştüm… Ve kendimi, kitabınızı okuduktan sonra daha da fazla sevdim. Felsefemi böyle seçtiğim için kendimi takdir ettim.

Bilgilerinizin derinliği yanında anlatımdaki rengarenkliliğiniz için sizi kutluyorum. Yürekten…. Öyle güzel bir tarzınız var ki insan yol bitse de kitabı kapayıp çantasına koyamıyor. Elinize sağlık.

Ne diyeyim, iyi ki varsınız.

Sevgiler

İlgi Yazan

 

*  *  *

 

27.06.2006

Sayın Ahmet Çağan,

Şelale Altında Durmak kitabınızı büyük keyifle ve bir solukta okudum… Her bölümü ayrı mesajlar veren, yol gösteren, kendimizin farkına varmamızı sağlayan ve büyük titizlikle hazırlanmış bir kitap.
Beyninize, yüreğinize, kaleminize, emeğinize sağlık…

MERAL  DİNÇER